Taktım da taktım bu ev hanımlığına değil mi? Ama yazmadan geçemeyeceğim, dediğim gibi yazmadıkça çıldırasım geliyor.
Bence ev hanımlığı içten gelen birşeydir, marifet ister, öyle sonradan olacak şey değildir. Ya ev hanımısındır ya da değil. Ben maalesef ikinci türdenim, yani numaracıktan ev hanımı, bana kalırsa "çalışmaya ara verdim" tarzı, evde vakit geçiren kadınım ben. Evet yemek yapıyorum, yardımcı gelmediğinde temizlik yapıyorum, bulaşık ve çamaşır, çocuğun bakımı, evin basit diğer işleri, mutfak alışverişi, ama yeterli gelmiyor bunlar.
Annem ev hanımı değildi, yani büyüdüğüm evde örnek alabileceğim bir ev hanımı yoktu. Anneannem ve babaannemi saymıyorum, çünkü birini çok küçükken kaybettim, diğeri de aklım ermeye başladığında yaşını almış, çocuklarını evlendirip eleğini asmıştı. Bu yüzden "ev hanımı" nasıl olur, nasıl olunur konusunda hiçbir fikrim yok, sadece hayal ve gözlem gücüm var.
İdeallerimdeki ev hanımı eşimin tarafından iki büyük teyze, yazlıktaki komşumuz Güner teyze ve asla unutmayacağım Kadriye teyze. Bu hanımların ortak özellikleri korkunç hamarat olmaları. Sadece mutfakta değil, temizlikte, basit tamiratta, bahçe düzenlemesinde, çiçek yetiştirmekte, dikişte... "Yoktan var edebilmeye" az kalmış kadınlar bunlar. Ne zaman gitseniz evleri pırıl pırıl, her daim ikram edecek cidden lezzetli birşeyleri var, çamaşırları gıcır gıcır, sohbetleri hoş, bunca işe rağmen asla yorgun bitkin değil, hep bakımlı ve güzeller....
Bilmedikleri yemek, yapmadıkları kış hazırlığı yok, "evvelallah her işin üstesinden geliriz" modundalar. Kimi tencerede kek yapıyor mesela, diğeri kızının gelinliğini dikmiş, öteki yazdan kışa bilcümle meyveyi kurutup misler gibi hazırlıyor, berikinin bahçesinde yetiştirmediği çiçek yok....
Bazen soruyorum kendime "bu kadınlar ev hanımıysa ben neyim, ben ev hanımıysam bu kadınlar ne" diye? Cevap y(ç)ok :)
Neden Ambalajlı Süt?
6 yıl önce