Yaşam Notlarım'a Hoş Geldiniz.



17 Mart 2015 Salı

Tuzlu Kurabiye Masalı

Çok uzun zamandır yemek tarifi vermiyordum. O kadar güzel, ihtişamlı, maharetli tarifler yayınlayan bloglar var ki onlara haksızlık ederim gibi geliyordu bana, bir de uzun zamandır yeni birşeyler denemiyordum. Demek buraya kadarmış. Geçenlerde paylaştığım bayat simit böreği ve şimdi paylaşacağım tuzlu kurabiye ile tam gaz sahalardayım, tabii kendi kategorimde :) pratik ve basit...

Dün Defne evdeydi. "İnşallah bu son olsun" deyip "amin"i eksik ettiğim (olmayacak duaya amin demiyoruz ya ondan) son hastalığın bence son nekahat günündeydi. Defne'yle evde olmak hem çok güzel hem hava kötüyse çok sıkıcı. Sabahtan öğlene kadar klasik geçen günün ardından, baktım olmayacak alayım bu küçüğü yanıma da uyutayım dedim. Aslında Defne, öğle uykusunu kaldıralı çok oldu, ama hasta olduğunda ya da azıcık keyifsiz ve itiraf ediyorum böyle nekahat günlerinde gün çabucak geçsin diye, öğle yemeğinden sonra kendisini koca yatağa taşıyıp kollarıma yatırıyorum. Birbirimizi koklaya koklaya, terlete terlete uyuyoruz. İtiraf ediyorum, en güzel, en derin, en verimli uykularımı o yanımdayken uyuyorum. Dün de öyle yaptık, devrildik yatağa, dayısının küçükken en sevdiği kozu "uyumıycam, gözümü dinlendiricem" kozunu kullandıysa da dayanamadı uyudu. Ben de dalmışım. Uyandığımda, öğleden sonra olmuştu bile, baktım benimki hala uyuyor, ona bir "iyi ki uyudun" sürprizi hazırlayayım. Son iki haftasonudur, eşimin babaannesinin vefatı yüzünden uzaklardaydık, Defne de babaannesinde torunluğun tadını çıkarıyordu, birlikte kurabiye yapmak da bunun en güzel noktasıydı sanırım. Hadi dedim şu meşhur kurabiyeyi biz de yapalım.

Tuzlu kurabiye yapmak, daha doğrusu annemle mutfakta olmak benim de en sevdiğim şeydi küçükken. Ancak buna çok zaman bulamıyorduk, çünkü o çalışıyordu. Küçüklüğümün en güzel hatıraları, annemin kardeşim için aldığı doğum izninde evde olması ve okul dönüşü bana kek, poğaça pişirmiş olmasıydı. Sokak kapısını açınca o koku burnuma çarpar, merakla, bana ne hazırladığını görmek için mutfağa koşardım ve o pis ellerimle ilk lokmayı kapar, annemin çığlıklarıyla tuvalete el yıkamaya giderdim. Annemin tuzlu kurabiye tarifi kayıplarda, çünkü bir tarif defteri olmadı annemin, minik kağıtlara yazdığı kimi tariflerse sadece onun anlayacağı dilden, ama olsun. Kayınvalidemin tarifi, onunkine en yakın olan sanırım, hatta belki aynıdır kim bilir? Defne uyurken hamuru hazırladım, anneannemin diktiği mutfak önlüğünü çıkardım. Baktım bizimki kalkmayacak, terli nanoşlarını öpe koklaya uyandırdım bızdığı. Kurabiye yapacağını duyunca çok sevindi tabii.

Hemen taburesine tünedi, ninesinin diktiği önlüğü bağladık, anneannesinin kurabiye kalıplarını aldı ve babaannesinin tarifiyle hazırlanan hamurla işe koyuldu. Uzuuunn yılların ardından, çok farklı bir mutfakta, biri artık yetişkin bir anne diğeri yolun çok başında bir kız, yeni denebilecek eski bir önlük, yılların eskitmediği kalıplar ve tarifle, aynı lezzeti yakalamaya çalıştık. Kurabiyeler piştikçe fırından yayılan koku, cenneti andırıyordu benim için.... Normalin aksine hiç yaramazlık yapmadı Defne, belki içimi kaplayan hüzünlü mutluluğu o da fark etti bilemiyorum. Yağlı ellerini sağa sola sürmedi, hatta baktım babaannesinden ve Ayşe annesinden öğrendiği gibi şekilleri çıkardı, kurabiyelerin üstüne yumurta sarılarını sürdü, tepsiye dizmem için bana uzattı. Acaba dedim içinden, günün birinde bu yaptıklarımızı o da hatırlayacak ve kendi çocuğuyla ya da tek başına tekrarlamaktan keyif alacak mı? Sarıldım kağıt kaleme, tarifi hemen defterime taşıdım. Herşeyi kayıt altına aldığım gibi, bunu da unutulmamak üzere kaydettim, çünkü biliyorum ki unuttuklarımızı bize fısıldayacak birileri olmuyor her zaman.

Merak edenler ve farklı bir lezzet denemek isteyenler için;

Malzemeler: Bir dilim yağlı beyaz peynir, peynirle aynı miktarda tereyağ, 1 yumurta, tuz, aldığı kadar un.

Yapılışı; oda sıcaklığındaki beyaz peyniri ufalıyoruz. Yine oda sıcaklığındaki tereyağla iyice yoğuruyoruz. yumurtanın akını ve tuzu ilave edip tekrar yoğuruyoruz. Kulak memesi kıvamında bir hamur tutturana kadar un ilave ediyoruz. Hamuru kurabiye kalıpları ya da bir bardakla kesip (çok marifetliler sadece elleriyle de şekil verebilir tabii :) )  üzerine yumurta sarısı sürdükten sonra önceden ısıtılmış fırında üzeri hafifçe kızarana kadar pişiriyoruz.    

    

2 yorum:

  1. Afiyet olsun. Defne'nin elinin değmesiyle daha da lezzetlenmiştir o kurabiyeler. Bizim de birlikte yapmaktan keyif aldığımız işlerdir mutfakta beraber kurabiyeler kekler yapmak.

    YanıtlaSil

 
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Sayac