Yaşam Notlarım'a Hoş Geldiniz.



Kilikya turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kilikya turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2010 Cumartesi

Seleukeia Pieria Antik Kenti, Titus Tüneli ve Kaya Mezarları


M.Ö. 300 yılında kurulan “Seleukeia Pieria” (Seleuceia Pieria) antik kenti (Çevlik yöresi), sınırları batıda Manisa, doğuda Sardes’e kadar uzanan Seleukos Krallığına başkent olmuştur. Mısır’da kurulan Ptolemaisos Krallığı’nın M.Ö. 246 yılında kenti işgalinden sonra başkent olma özelliğini yitirse de şu an Çevlik (Samandağı) olarak bilinen bölgedeki deniz ticareti nedeniye liman kenti olma özelliği ön plana çıkmıştır.


O dönem için İskenderiye’den sonra Akdeniz’deki ikinci büyük liman kentidir. MS 526- 528’deki depremlerden sonra terk edilmiştir.


Kayıtlara göre, “dünyanın ilk tüneli” olarak tanımlanan Titus Tüneli, Roma döneminde, Musa dağı ve ona bağlı dağlardan inen suların sürüklediği tortuların limanı (yani Seleukeia Pieria kentini) doldurmasını önlemek için inşa edilmiştir. Çalışmalar, İmparator Vespasianus (MS.69-79) zamanında başlamış, oğlu İmparator Titus (MS.79-81) zamanında tamamlanmıştır. Bu çalışma sonucunda limanın dolması önlenmiştir. Tünelin açılmasında, 1000 kişilik esir ordusunun çalıştığı söylenmektedir.


130 metresi tünel, kalanı açık kanal halinde olan tünelin uzunluğu, 1380 metredir. Şu an, tünelin üzerinde blok taşlardan yapılmış, bugün de kullanılabilir durumda olan tek kemerli bir Roma köprüsü bulunmaktadır.


Bu vadi içerisinde kaya mezarlarının bulunduğu bir alan da mevcuttur. Kayalara oyulmuş mağaraların içinde bulunan çok sayıda mezarın en çok ilgi çekeni, çukurun tabanındaki geniş mağaradır. İçinde çok sayıda mezar bunan bu mağara, diğerlerinden farklı yapılmış yüksek ve gösterişli bir mezar yüzünden “Beşikli Mağara” olarak anılmaktadır.


Yaptığımız gezide, turumuzdan bir arkadaş, ıslak zemin ve kalabalığında etkisiyle, bahsettiğim köprüden ayaklarımın dibine düşüverdi. Köprünün altında, yani tünelin girişinde cep telefonu çekmediğinden, yukarıdaki kalabalıktan yardım istemek zorunda kaldık. Gelen Jandarma ve sağlık ekipleri, bilinci kapanmış haldeki yaralıyı güçlükle yukarı çıkarabildi. Tünelin açık olan alanları da dahil olmak üzere, antik köprünün girişinde ve üzerinde korkuluk olmaması, bu tür turlarda insanların itiş kakış ederek acele davranmaları, maalesef bu tatsız kazaya neden olmuştu. Dolayısıyla bu güzel, hem doğa hem mimari harikası yöreyi gezeceklere özellikle dikkat etmelerini tavsiye ediyorum.

3 Mart 2010 Çarşamba

Antakya Arkeoloji Müzesi


Geçtiğimiz Cumhuriyet Bayramında katıldığımız Kilikya turu kapsamında gezdiğimiz Antakya Arkeoloji Müzesi; Antakya merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’nda, Asi Nehri’nin hemen kenarındadır.



Mozaik Müzesi olarak da anılan bu müzenin, dünyada ikinci büyük mozaik koleksiyonunu barındırdığı bilinmektedir.



Her mozaiğin kendisine özgü bir hikayesi olduğu söyleniyor.


Mozaik işçiliğinin dikkat ve sabır kadar renk uyumu, motifleme bilgisi ve zevki gerektirdiği aşikar.



Bu müzede, sadece mozaikler değil, gayet geniş bir sikke(para) koleksiyonu, ihtişamlı bir lahit de sergilenmektedir.


Aynı zamanda, eski dönemlere ait büstler, günlük eşyalar, adak sunakları ve takıları da görebilirsiniz.



Müze çıkışında, yolun karşısına geçip çarşıya gitmenizi, küçük ve mütevazi dükkanlarda satılan hakiki künefenin tadına bakmanızı öneririm. “Bugüne kadar yediğim künefe değilmiş.” dedirtecek lezzette, bol peynirli ve şerbeti iç bayıltmayan bu tatlı, biliyorsunuz Antakya’nın yöresel lezzetlerinden.

Bence, Mozaik Müzesini gezmeden ve künefe yemeden, Antakya’dan sakın dönmeyin !

4 Aralık 2009 Cuma

Anamurium Antik Kenti


Anamurium antik kentinin kalıntıları, Anamur burnunun doğuya bakan yamaçlarında yer almaktadır. Kentin ne zaman kurulduğu hakkında herhangi bir bilgi olmasa da, kentin adı bir liman listesinde geçtiği için İ.Ö. 4. yüzyılda var olduğu söylenebilir. Ayrıca Kıbrıs'a yakın olması yüzünden, özellikle Romalılar zamanında önemli bir ticaret kenti olduğu bilinmektedir.

“Anamurium” kelimesi, antik kaynaklarda “rüzgarlı yer” olarak kullanılmaktadır.

Kentin surları dışında kalan nekropol alanı(yani mezarlık) Anadolu’nun en iyi korunmuş nekropol alanıdır.

Bunun dışında surların bir bölümü, hamam ve odeon halen ayaktadır.






2000 yılında sona erdirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkan mozaiklerin bir kısmı Anamur Müzesi’nde sergilenmektedir. Ancak geziniz sırasında yarısı çakıl taşlarına ya da toprağa gömülü mozaiklerle karşılaşmanız mümkündür.



Mersin’in Anamur İlçesi’nden ulaşabileceğiniz ve bazı tur şirketlerinin “Kilikya Turu” programlarında yer alan Anamurium Antik Kenti, bu yazı yazıldığında, Turizm ve Kültür Bakanlığımızın internet sitesinde yayınladığı “antik kentler” listesinde maalesef yer almamaktadır.
 
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Sayac